BASINA VE KAMU OYUNA: Star’ın “HSYK soruşturması” kurgu haberi hakkında…

Daha önce http://koray.peksayar.org/?p=99 adresinde yayınlanan resmi açıklamama, olayların gelişimi dolayısıyla, yapılması gerekli hale gelen güncellemedir.

Bu güncelleme, yukarıda linki verilen yazıda ayrıntılandırılan, doğrusu anlatılan ve tekzibi istenen haberin;

  • Sanki hiç tekzip hakkı aranmamış,
  • İlgili basın kuruluşu olayın doğrusu hakkında bilgilendirilmemiş,
  • Konu hakkında ilgili mevzuatça en medeni şekilde uyarı hakkı kullanılmamış

gibi göz ardı edilerek bu kez bir avukatça, müvekkilinin savunması için, meslek etiği ve hukuk gözetilmeden tarafıma mahkeme huzurunda ve resmi tutanağa geçirlierek sahtecilik iftirası atılması sebebiyle ve gerek atılan iftiranın TCK’da kayıtlı suç olması ve karşılaşılan durumun 1136 sayılı Avukatlık Yasası’na aykırı olması dolayısıyla ihtar ve savunma hakkımın doğması sebebiyle yazılmıştır.

Bölüm 1 – Giriş – Kısaca ben kimim:

Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan 2015/66 ve 2015/69 esas sayılı davalara konu olan davacı müdafii talebi üzerine adli bilişim incelemesi yapan ve bulguları raporlayan uzman kişiyim.

Aynı zamanda kamuoyunda ses getirmiş, günümüzde FETÖ/PDY olarak anılan örgüt tarafından kurgulandığı ortaya çıkmış olan davalardaki (Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy, ÇYDD; Amirallere Suikast, Kafes ve diğer) delillerdeki çelişki ve sahtecilikleri ortaya çıkaran ilk uzmanlardanım.

Adım, bulgularımla birlikte, Yargıtay‘ın, Anayasa Mahkemesi‘nin bozma ve yerel mahkemelerin beraat kararlarında ayrıntılarıyla yer almaktadır.

Hakkımda 8, 9 ve 10 Ağustos 2015 tarihlerinde çeşitli gazeteler tarafından hedef gösteren ve iftiralar atan düzmece haberler yapılmıştı.

Bu haberlerde benim savcılıkça görevlendirilen bilirkişi olduğum şeklinde maddi gerçeğe aykırı beyanlarda bulunularak, devlet büyüklerine hakaret içeren yazılar yazdığım şeklinde yine asılsız iddialar ortaya atılarak kaleme aldığım raporun taraflı olduğu kurgulanmıştır.

En son 9 Ekim 2015’te Helin Şahin tarafından yapılan kurgu bir haberle Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi Osman Burhaneddin Toprak, Cumhuriyet Savcıları Hüseyin Parlakkılıç ve Mustafa Gökay hakkında sayın Haklmler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun soruşturma başlatıldığından bahsedilmektedir. Aynı zamanda bu haberde (soyadım yanlış yazılarak) şahsımın da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca soruşturulduğu iddia edilmektedir.

Bölüm 2 – Olayın Gelişimi – Kurgu Olayla İftiranın Tekrarı ve Hukukçudan İftirayla Savunma:

Dahası, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan 2015/66 ve 2015/69 esas sayılı davalarda yargılanmakta olan Mustafa Dolu’nun müdafii Ali Taşar‘ın 26/01/2016 tarihli celselerdeki savunmasında bu habere dayanakta bulunduğunu öğrendim.

Ali Taşar savunmasında “...Ancak işbu raporu hazırlayan kişi hakkında da HSYK kararında Cumhurbaşkanına hakaret nevinden yazılar yazdığından bahisle tarafsız olmadığı ifade edilmiştir. Gerekirse bu konuya ilişkin evraklarımızı mahkemeye sunabiliriz.” demektedir.

Aynı hukukçu savunmasında ilginç bir şekilde tarafımca hazırlanan raporun “bilirkişi raporu mu uzman kişi raporu mu olduğunu anlamadığını” ifade etmektedir.

Bölüm 3 – HSYK – Benim Soruşturmayla Ne İlgim Olabilir?

Hukuken soruşturmada adımın yeralmasının Haklmler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun görevleri arasında olan hususlara aykırıdır.

Bu somut kavramı bir hukukçunun bilmemesinin ve savunmasında kullanması hayatın olağan akışına aykırı olmasına rağmen, tarafıma atılan bu iftira bir savunmada kullanılmış ve mahkeme celse tutanaklarına geçmiştir.

Bu sebeple konu resmi yazıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince cevaplanmak üzere 27/01/2016’da Haklmler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na sorulmuştur:
HSYK-Soru-Sayfa-1HSYK-Soru-Sayfa-1HSYK-Soru-Sayfa-2Haklmler ve Savcılar Yüksek Kurulu bu soruya hukukçu titizliğiyle sadece 12 günde hızla cevap vermiştir:

HSYK-CevapGörüldüğü üzere Haklmler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun söz konusu olay hakkında vermiş olduğu bir karar olmadığı gibi yasalar dahilinde hakkımda yürüttüğü bir soruşturma ve doğal olarak hakkımda verdiği bir kararı da mevcut değildir.

Bölüm 4 – Özet

Görevi kamu oyunu bilgilendirmek olan bir basın mensubu  Helin Şahin‘in Haklmler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu kurgu haberinde anarak haberi doğru göstermeye çalıştığı ortaya çıkmıştır.

Bu habere göre, her kararında ince eleyip sık dokuyan HSYK bu habere göre yazılan raporun uzman görüşü olduğunu bilmemektedir…

Bu basın mensubunu bir kenara bırakalım.

Esas vahim olan yargının bir ayağı olarak savunmanın hukuku hiçe saymasıdır…

Savunman, içeriğini bile incelemediği bir raporun yazarına sadece basından elde ettiği eksik ve düzmece bilgileri kullanarak bir bilim insanı hakkında gerçeğe aykırı bilirkişi raporu düzenlemek ve adaleti yanıltmak suçunu isnad etmektedir.

Bu ve benzer suç isnadları Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş suçtur.

Hiçbir delili olmayan bu suçlamaların yapılmasının hiçbir hukuki açıklaması yoktur ve her açıdan kabul edilemez bir durumdur.

Öte yandan, bu durum “savunman müvekkilinin hakkını savunurken her türlü iddiada bulunabilir” savıyla da doğrulanamaz.

Bu durum sadece etik ve mantık dışı değil, Yargıtay kararıyla da içtihatlaşmış bir hukuk dışılıktır.

Örneğin; 07/12/2013 tarihli, 2012/864 esas numaralı 2013/477 karar numaralı Yargıtay Kararı’nda “Şikayetli avukatın bilgilendirme amacı ile mailde belirttiği tüm hususlarda kendisinin de dosyalarda vekil sıfatını taşıması, gerçeğe aykırı bilgilendirme yapması, salt müvekkillerinin çıkarlarını koruma amacıyla yanlış yönlendirme çabası içinde bulunması kabul edilemez.” hükmü amirdir.

Konunun HSYK’nın görevi dışında olması ve dahi konu kapsamında tarafım hakkında verilmiş bir kararı olmamasına, avukatın mahkemeye böyle bir karar varmış gibi yalan beyanda bulunmasına ek olarak, hakkımda söz konusu olay ile ilgili soruşturma ya da kovuşturma olmaması dikkate alındığında Anayasa’nın ve Ceza Hukukunun en temel ilkesi olan masumiyet ilkesinin ihlal edildiği açıktır.

SONUÇ:

Bir kez daha, atılan bu iftiranın ettiğim bilirkişilik yemininde geçen namusuma, şerefime ve kutsal bildiğim bütün değerlere saldırı olduğunu ve en kötü hakaretten daha ileri derecede olduğunu kişisel duygularım olarak ifade etmek isterim.

İlgili basın mensupları ve yayın organlarıyla ilgili gerekli yasal başvurular yapılmış olup, ilgili bu son gelişmeyle ilgili gerekli tüm başvurular da tamamlanmak üzeredir.

Tüm halkımızdan önümüzdeki günlerde, kendi gözünüzle görüp kulağınızla duyduğunuz somut doğrular dışında basında bu konuyla ilgili çıkması olası hiçbir habere itibar etmemenizi rica ederim.

Saygılarımla,
T. Koray Peksayar

Yorumlar

comments

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Translate »

T. Koray Peksayar Blog is Stephen Fry proof thanks to caching by WP Super Cache