BASINA VE KAMUOYUNA: 8 ve 9 Ağustos 2015 Tarihlerinde Kronolojik Sırayla Sabah, Takvim, Star, Akşam, Güneş ve Yeni Akit Gazeteleri ve Bu Gazetelerin Medya Gruplarındaki Diğer Yayın Organlarında Yer Alan ve Şahsımı İlgilendiren Haberlerle İlgili Cevap ve Düzeltme

8 ve 9 Ağustos 2015 tarihlerinde kronolojik sırayla Sabah, Takvim, Star, Akşam, Güneş ve Yeni Akit Gazeteleri ve bu gazetelerin medya gruplarındaki diğer yayın organlarında “Paralel’den Suikast Planını Kapatma Operasyonu”, “Suikast Planını Karartma Raporu”, “Skandal Duyulunca” ve “O Bilirkişiden Muhabire Gözdağı Telefonu” gibi başlıklarla haberlere yer verilmiş ve haber içeriklerinde aralarında şahsımın da bulunduğu kişi ve kişiler ile ilişkilendirilmeye çalışılarak, kamuoyu önünde “iktidar karşıtı muhalif olduğum, hukuka aykırı taraflı rapor tanzim ettiğim ve adaleti yanılttığım, gezi eylemleri provokasyoncusu” olarak sanki hukuka aykırı illegal bir yapının parçası olduğum ve dolayısıyla son günlerde kamu oyunda sıkça zikredilen “PARALEL YAPI”nın tetikçisi olduğum yönünde haberler ile ilişkilendirilerek, görsel resimler de eklenmek suretiyle paralel yapının yargı uzantıları haberlerine dahil edilerek illegal bir oluşum içerisinde olduğum ifade edilmiştir.

Haberde yer verildiği şekilde şahsım sözü edilen 06/03/2015 tarihinde sonuçlanan adli bilişim incelemesi sonucu kaleme aldığım 09/03/2015 tarihli raporun hazırlanmasında haberde ismi geçen şahıslardan Umut Oran’ın avukatı Haluk Pekşen’in talebi ve isteği üzerine müşterilik ve danışmanlık ilişkisi dışında haberde ismi geçen kişi ve kişilerden ya da illegal yapılar ile hiçbir münasebetim bulunmamaktadır.

Bu nedenle haberde yer verildiği biçimde adı geçen paralel yapının yargı uzantısı , paralel yapının tetikçisi ya da buna benzer illegal bir örgütün yöneticisi veya üyesi de değilim.

Cevap ve düzeltme hakkı dayanağını doğrudan Anayasadan alan bir haktır.

Buna göre Anayasa madde 32’de “Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlan yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.“ şeklinde anayasamızda amir hüküm bulunmaktadır.

Bu doğrultuda; hakkımda hukuka aykırı, akıl ve mantık dışı, gerçeği yansıtmayan, kişilik haklarımı ihlal eden, iftira dolu ve toplum içinde hedef gösterilerek itibarsızlaştırılma amacıyla yapılan tüm bu haberler hakkında yasal açıklamam ve cevap hakkımı aşağıda sunulmuştur.

Basına ve kamuoyunun bilgisine arz olunur.

T. Koray Peksayar

12/08/2015

Haberlere Konu Rapor Hakkında

Haber konusu rapor Umut Oran’ın savunmanı Haluk Pekşen’in isteği üzerine 06/03/2015 tarihinde sonuçlanan bir adli bilişim incelemesi sonucunda kaleme alınmıştır.

Ancak bu rapor bilinmeyen bir şekilde Emre Uslu adlı şahsın avukatı tarafından elde edilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda kullanılmıştır.

İddia olunan suçun gerçekleştiği yerin İstanbul olması sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı görevsizlik kararı vermiştir.

Bkz: Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi 2015/18184 esas sayılı dosyaya ait iddianamenin 1. sayfası

2010 yılından beri, uzun yıllar içerisinde edindiğim tecrübe ve aldığım bilimsel eğitimle adalete yardım sunmak amacıyla, sık kullanılan bilgi ve iletişim sistemlerinde karşılaşılan olayların çözümü, benzer konularda inceleme ve çözümleme yapan bağımsız bilim insanı olarak, İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Bilirkişi listesinde bilişim konusunda kayıtlı yeminli bilirkişiyim.

Halen yeminli bilirkişilik görevine devam etmekteyim ve İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi 2015 Yılı Ceza ve Hukuk Bilirkişi Listesi’nde 115. sayfada 4186. sırada kayıtlıyım.

Ceza ve Hukuk Bilirkişi Listesi’nde kayıtlı haliyle, bilirkişilik yaptığım konular arasında; bilgisayar teknolojileri, bilgi teknolojileri, bilgi teknolojileri iletişim, bilgi işlem, bilişim suçları, bilgisayar programcılığı, bilgisayar yazılım geliştirme, bilgisayar ve güvenlik sistemleri, bilgisayar ağ ve sistem inceleme, CD/DVD çözümleme, dijital delil inceleme, görüntü işleme ve sosyal medya yer almaktadır.

2010 yılında başlayan bilirkişilik görevim zarfında, İstanbul’da kurulu ağır ceza, asliye ceza, asliye hukuk, çocuk, fikri-sınai haklar hukuk, iş ve sulh ceza mahkemelerince resen atanan bilirkişi olarak görev yaptım.

2012 yılından günümüze, savunmanlarca uzman görüşü talep edilen çeşitli davalar için bilimsel incelemelerde bulundum ve bu incelemeler sonucunda rastlanan hususları raporladım.

Söz konusu davaların başlıcaları arasında, kamuoyunda bilinen adlarıyla, “Balyoz”, “Ergenekon”, “Poyrazköy”, “Kafes Eylem Planı”, “ÇYDD” ve “Askeri Casusluk ve Şantaj” davaları bulunmaktadır.

Özellikle “Balyoz”, “Poyrazköy” ve “ÇYDD” davalarında dijital delillerde rastlanan çelişkileri, teknik usulsüzlükleri ve el koyma sonrası değişiklik şüphelerini tespit eden ilk uzmanlardanım.

Sunduğum rapor ve mütalaalardan “Balyoz” davasıyla ilgili olanlar, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin 2013/7800 müracaat sayılı 18/6/2014 tarihli kararında ve T.C. Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararında anılmaktadır.

Ayrıca bu çalışmalarım yurt dışındaki uzmanlarca da takip edilmiş, çalışmalarım yabancı yayın organlarında yer almış ve adım Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bir bilim insanı, bilişim ve adli bilişim uzmanı olarak anılmıştır.

Bilirkişi – Uzman Kişi Arasındaki Fark ve Haberlerdeki Kasti Yanlış

Söz konusu haberler söz konusu davalarda tek delil tarafımca hazırlanan rapormuş gibi çarpıtılarak verilmektedir.

Oysa ki Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan 2015/18184 esas nolu davaya ait iddianamenin 11. sayfasında “Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2015/32720 soruşturma sayılı dosyasında, şikayete konu twitter yazışmaları ile ilgili bilirkişi raporu bulunduğu belirlendiğinden ilgisi sebebiyle tutanak tanzim edilerek bir nüshası dosyamız içerisine alınmıştır. Yine Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2015/28176 soruşturma sayılı dosyasına dosya müşteki vekilince gönderilen ve ilgisi nedeniyle bir nüshası soruşturma dosyamıza alınan Bilişim Ve Adlı Bilişim Uzmanı Yeminli Adli Bilirkişi T. Koray Peksayar tarafından hazırlanmış bilirkişi raporu incelenmiş olup her ıkı raporun da twitter yazışmalarının gerçek twitter yazışması olmadığı, son raporda acemice hazırlanmış bir delil üretme çabası olduğunun belirlendiği görülmüştür.” denilmekte ve başka bir bilirkişi raporunun varlığından bahsedilmektedir.

Ayrıca, yukarıda anlattığım üzere, ben Umut Oran’ın savunmanı Haluk Pekşen’in inceleme talebi üzerine uzman görüşü (mütalaa) kaleme aldım, yani ne savcılar tarafından görevlendirilen bilirkişiyim ne de Emre Uslu isimli şahısa özel rapor yazan uzman kişiyim.

Bu mütalaanın sonuç kısmında inceleme sonucunda karşılaşılan delillerin sağlığı hakkında görüş bildirilmiştir.

Uzman görüşünün yasal mahiyeti sebebiyle bağlayıcılığı olmadığından dolayı takdir doğal olarak hakime aittir. Bu sebeple haber metinlerinde yer alan “Bilirkisi ‘suç oluştu ya da oluşmadı’ diye tespit yapamaz. Bu hakim savcının yetkisini devralmak olur ve TCK 257 uyarınca görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturur. Bu yönüyle de savcı suçun oluşup oluşmadığıyla ilgili bilirkişi incelemesi yaptıramaz.. Sadece teknik konuda yaptırabilir bu olayda. Bilirkişilik bir konu değil Twitter’in bildirimi ile netleşecek bir konu.” ifadesi tamamen hatalıdır.

Ayrıca, uzman görüşünü savcılık makamına ya da mahkemeye sunmak tamamen savunmana kalmış bir konudur.

Dahası Emre Uslu adlı şahsın avukatına hitaben yazılmamış bu raporun nasıl olup da bu avukat tarafından elde edildiği bir muammadır!

Emre Uslu ve Kendisine Karşı Derin Husumetim Hakkında

2012 ila 2014 yılları arasında uzman kişi olarak görüş bildirdiğim dosyalardaki gelişmelerin özellikle başta Mehmet Baransu ve Emre Uslu isimli şahıslar tarafından takip edildiği tüm kamuoyunca bilinmektedir.

Bu iki ismin de gazete yazılarıyla söz konusu davalardaki gelişmeleri çarpıtarak aktardıkları da tüm kamuoyunca bilinmektedir.

Hatta bu kişiler şahsım dahil olmak üzere tüm uzman kişilerin çalışmalarının manipülasyon amacı taşıdığı gibi söylemlerle neredeyse uzmanların yalancı olduklarını iddia edecek kadar ileri gitmişlerdir.

Bu sebeple bu haberlerde sıkça görülen isim olan Emre Uslu’ya karşı son derece derin husumetim vardır.

Yasalarımza göre de bu husumetten dolayı söz konusu şahıs için tanıklık etmem mümkün değildir.

Emre Uslu’ya duyduğum husumet sebebiyle, onun tarafından gelen bir inceleme talebini kabul etmem mümkün değildir, gerçek dışıdır ve gülünçtür.

Yine aynı haberlerde yer alan, Emre Uslu’nun ek ve haksız menfaat sağlamasını amaçlayarak kasten taraflı rapor hazırladığım iddiası da, mümkün değildir, gerçek dışıdır ve gülünçtür.

Emre Uslu ya da başka bir şahsın isteğiyle yalan ve taraflı rapor tanzim ettiğim gibi bir iddia, özel hayatımın ve mesleki hayatımın geleceğinin tehlikeye atılacağı gerçeği şöyle dursun, sahip olduğum ahlaki ve insani değerlere son derece aykırıdır.

Bu iddia olsa olsa beni tanımayan, tanımaya çabalamayan ve önceki işlerimi araştırmaya bile gerek görmeyen kişi ya da kişilerin acemi ve hayasız saldırı çabasıdır.

Oysa ki işlerim hakkındaki tüm haberler birden fazla kaynakta ve bir “tık” yakınlığındadır.

Söz konusu haberlerde “taraflı rapor” hazırladığım iddiasıyla kişilik haklarıma açıkça tecavüz edilmektedir.

Ayrıca, bu gibi asılsız haberler ülkemizde zaten sınırlı sayıda bulunan adli bilişim uzmanlarının bu bilim dalını icra etmekten imtina etmelerine sebep vermekte ve adalet sistemimizin yetkin uzmanlardan mahrum kalmalarına kadar giden sonuçlar yaratmaktadır.

“Twitter Genel Merkeziyle Görüşmeden Tweetler’in Sahte Olduğunu Yazdığım” İddiası

Bu iddia söz konusu haberleri yazan kişi ya da kişilerin yazdığım raporu okumadıklarının ve mesnetsiz iddialarla mesleki yeterliliğime ve kişilik haklarıma saldırıda bulunduklarının ispatıdır.

Raporumun 15. sayfasında “Haberlerde görülen Twitter kullanıcı adlarının katılma tarihi, takipçi sayısı ve Tweet sayısı Gaddag Twitter Kullanıcı Sorgulama ve kullanıcı ID numaraları TweeterID araçlarıyla yapıldığında aşağıda görülen veriler elde edilmektedir.

Bu sonuçların doğrulaması Twitter’ın resmi oAuth aracıyla da doğrulanmıştır.” denilmekte, 22. sayfasından itibaren “4.4. Kullanıcıların Hesap Açma ve Haber Tarihi Tutarsızlıkları” bölümünde haber tarihleri incelenmekte, haber fotoğraflarının son değişiklik tarihleri ilgili gazetenin web sunucularından alınarak tam haber tarihleri tespit edilmekte, raporun diğer bölümlerinde rastlanan tutarsızlıklar irdelenmektedir ve haber fotoğrafı teknik detayları bu raporun ekinde sunulmaktadır.

Twitter Üzerinden Siyasilere ve Siyasal Partilere Hakaret Ettiğim İddiası

Haber metinlerinde “Ancak, iddianameye temel oluşturan raporu hazırlayan bilirkişinin daha önceden Twitter’da AK Parti ve Erdoğan düşmanlığı yaptığı dikkatlerden kaçmadı.

Sözde bilirkişi T. Koray Peksayar Twitter’da Cumhurbaşkanı’na ve AK Parti’ye yönelik hakaret ve iftira dolu çok sayıda tweet atmış, Türkiye aleyhine sosyal medyada dolaşan tweet’lerin yayılmasına katkıda bulunmuştu.” denilmektedir.

Öncelikle tekrar etmem gerekir ki, ben iddianameye temel oluşturan raporu hazırlayan bilirkişi değilim. Ben savunman talebi doğrultusunda görüşü kaleme alan uzman kişiyim.

Twitter ya da diğer başka herhangi bir mecra üzerinden kimseye hakaretamiz söz sarfetmedim. Hararetli hatta öfkeli bir tartışmada bile küfür ya da hakaret sıfatları kullanmayan bir kişiyim.

Söz konusu Tweetlerin neler oldukları haber metinlerinin bir kısmında yer alırken bir kısmında noksandır. Ancak bu Tweetlerin hiçbiri tarafımca yazılan Tweetler değildir, başkaları ya da haber mecraları tarafından paylaşılanların tekrar Tweet edilmiş halleridir, kimseye hakaret veya küfür içermemektedir, yorumsuz olarak paylaşılmışlardır ve bunların paylaşılmış olması içeriklerine katıldığım ya da katılmadığım anlamına gelmemektedir.

Bu sebeple tarafımca yazıldığı iddia edilen, ancak gerçekte böyle olmayan Tweetlere dayandırılarak söz konusu haberlerde “militan”, “paralelci”, “gezici”, “taraflı”, “sözde bilirkişi”, “işini bilirkişi” gibi şahsımı karalayıcı ve onur kırıcı sıfatların kullanılmasını şiddetle kınıyorum.

Son Söz

Söz konusu gazetelerin haber metinlerinde paylaşılan Tweet’lerle yaptığım inceleme sonucu yazdığım uzman görüşünün hiçbir ilgisi yoktur.

Yayınlanan haberlerde bu iki ayrı unsur arasında bağlantı kurmaya çalışmanın ötesine geçilmiş, paylaşılan Tweet’lerden şahsiyetim ve siyasi görüşüm konusunda adeta “fal açılmaya” çalışılmış, fakat bunda da başarılı olunamayarak salt iftira içeren düzmece haber metinleri oluşmuştur.

Haber metinlerinde yer alan “savcı bilirkişiden siyasi bir olay hakkında soru sormuştur” tümcesi de kasten yanlıştır. Savcı tarafından sorulduğu söylenen fakat aslında avukat tarafından sorulan soru teknik bir konunun çözümüdür.

Bu tümcenin bu şekilde yazılması yazarın teknik ve hukuki konulardan (ve bu iki olgunun birleşimi olan teknik bilirkişilikten) son derece uzak olduğu ve eksik bilgisiyle haber okurlarını yanlış yönlendirdiği açıktır.

Ayrıca söz konusu haber metni yazarının, metinde yer alan kasten yanlış olarak verdiği yasal bilgiler ve bahis konusu iddianamelerdeki ifadelerin kasten eksik olarak verilmesiyle kamuoyu kandırılarak suç işlenmektedir.

Ülkemizin önde gelen gazetelerinin yazarlarından beklenen davranış, konunun teknik olarak oldukça karmaşık olduğu da düşünüldüğünde, raporun yazarıyla bağlantı kurması, röportaj yaparak bilgi alması ve konu hakkında tam olarak aydınlanması olması gerekirken, tek ve aynı metinle yayınlanan bu haberleri yazan kişi bunu yapmamıştır.

Yukarıda sıraladığım bu olaylar ve davranış tarzı haber yazarının niyetinin objektif habercilik yapmak olmadığı, aksine yanlış ve eksik bilgilerle insanları kandırmak, şahsımı ve icra ettiğim bilimsel çalışmaları itibarsızlaştırmak olduğu açıktır.

Bu davranış ve habercilik tarzı 2008-2013 yılları arasında (şimdilerde PDY olarak anılan) grubun habercilik tarzıyla büyük benzerlik arzetmektedir ve karşılaşılan bu tablonun akıllara getirdiği esas soru haber yazarının PDY ekibinden olup olmadığıdır.

Not: Bu metin ilgili gazetelerin sorumlu yazı işleri müdürlerine resmi tebliğgat olarak da iletilmiştir.

Yorumlar

comments

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Translate »

T. Koray Peksayar Blog is Stephen Fry proof thanks to caching by WP Super Cache